HT Hayat Anasayfa Yaşamın ilk saati… | Anne - Baba

Anne benim doğumumu anlatsana!” diyor Uzay bu aralar… Ben de biraz komikleştirerek, bir hayli, romantize ederek hayal kırıklıklarını çıkartarak anlatıyorum nasıl dünyaya geldiğini… Uzay sezaryenle doğdu… Ne kadar uğraştıysam da istediğim doğal doğuma erişememiş olmaktan dolayı gün geçtikçe azalan bir kırıklık hâlâ var içimde… Daha sonraları doula olarak girdiğim doğumlarda sezaryenle doğan ve vajinal yolla doğan bebeklerin hayattaki ilk saatlerini gözlemleme fırsatım oldu. Arada gerçekten müthiş bir fark var. Doğal yolla, mümkün olduğunca müdahalesiz doğan bebekler annelerinin vücudundan ayrıldıkları ilk dakikaları yine annelerinin vücudunda geçiriyorlar. Göğsünde, karnında, ona temas ederek. Sezaryenle doğan bebekler ise annenin ameliyattan çıkmasını bekledikleri yaklaşık 1 saati hemşire odasında bir beşikte genellikle ağlayarak geçiriyorlar.


İsveçli bir grup bilim adamı yeni doğan bebekler üzerinde bir araştırma yapmışlar; araştırmanın sonuçları Acta Paediatrica adlı dergide yayımlanmış. Araştırdıkları konu yenidoğanların içgüdüsel davranışları…


İlk 70 dakikada neler oluyor?

Elde ettikleri bulgulara göre vajinal yolla doğan ve annesinin kucağına verilen bebeğin ilk 70 dakikadaki davranışları şöyle sıralanıyor:


0 Dakika: Bebekler kuvvetli bir şekilde ağlıyor; bu ağlama ciğerlerin uyanmasına da yardımcı oluyor…


2 Dakika: Ağlamanın ardından 1 dakikalık bir dinlenme fazına geçiyorlar. Araştırmacılar bu sessizlik fazının bebekleri olası tehlikelerden korumaya hizmet ettiğini düşünüyor.


2.5 Dakika: Bebek ilk defa gözlerini açıyor. Yaaş yavaş kafasını ve ağzını hareket ettirmeye başlıyor.


8 Dakika: Bebekler hareketleniyor, gözleri 5 dakikadan uzun süredir açık. Bu süreçte bebek annesinin yüzüne ve memelerine bakıyor. Minik minik acıkma sesleri çıkarmaya başlıyorlar ve ellerini ağza götürüyorlar.


18 Dakika: İkinci bir dinlenme ve sessizlik fazı.


36 Dakika: Dinlenmiş yenidoğan bebek annenin memelerine doğru hareket etmeye başlıyor; memelerden gelen süt kokusu yönünü belirlemesine yardımcı oluyor.


62 Dakika: Bebek memeye ulaşmış ve pek kıymetli kolostrum (ilk sütten) içmeye başlamış oluyor… Kolostrumun içinde proteinler ve bağışıklık sistemi geliştiriciler var. Bu ilk emmeyle beraber annenin rahmi de kasılmaya ve toparlanmaya başlıyor…


70 Dakika: Bebek güzel bir öğünden sonra uykuya geçiyor…


Temasın önemi

Elbette bu süreler bebekten bebeğe farklılıklar gösterebiliyor. Yapılan çalışmada yalnızca 28 yenidoğan bebek incelenmiş. Bu kadar küçük bir grup da olsa yeni doğmuş bebeklerin bölünmeden, müdahale edilmeden, yıkanmadan, ölçülmeden direkt annenin kucağına bırakmanın yarattığı farkı görmede önemli bir bilgi sağlıyor…


Başka bir çalışmada ise yeni doğmuş bebeğin annesinin kucağına bırakılması durumunda çenesinin annenin bedenine değmesine imkân verildiğinde emme konusunda bu fırsata sahip olmayan bebeklerden daha başarılı oldukları belirtilmiş. Emzirmeyi teşvik etmek isteyen, bebek dostu denilen kurumların ve sağlık profesyonellerinin üzerinde düşünmesi için güzel bir done veriyor… Aynı zamanda bir insan yavrusunu dünyaya buyur ettiğimiz şeklin ve arkasından gelen kıymetli, hassas anların önemini de vurguluyor…



Yazı: Damla Çeliktaban

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.