Aldanmak mı aldatılmak mı?
+ Sonra Oku

Aldanmak mı aldatılmak mı?

Biz her şeyden önce karakterimizi yozlaştırmışız. Geçenlerde bir sohbet ortamındayım. Konu aldatılan kadınlar ve bunların arasından da affedenler ve affetmeyenler. Konu başlığı bile beni germek için yeterli. Anlatıyorlar, adam İzmir’de yaşıyormuş, sevgilisi varmış annesi evlenmek istiyor musun diye sorunca bulun birini demiş, köyünden birini bulmuşlar, evlendirmişler, kadını İzmir’ e getirmişler, iki de çocuk yapmış. Eeeeee sonra… Sonra mı? Bekârken sevgilisi olan hanımla hep görüşmeye devam etmiş. Hatta eşi doğum yaptığında o kadın hastaneye geçmiş olsun demeye gelmiş iş arkadaşı gibi. Öğrenince köyüne dönüyor iki çocuğuyla kadın ama bir süre sonra çevre baskısıyla birlikte bir şekilde geri dönüyor, affediyor kocasını. 


Dinlerken böyle tepe tüylerim atıyor. Affeden kadın belli ki köyden baskıyla geri dönmüş ve öyle böyle geçirmiş yıllarını. Belki nefretle girdi o yatağa, belki ağlayarak onu bir Allah biliyor bir kendisi ama sabretti çocuklar büyüdü…


Peki diğeri? Ben şu olayı dinlerken bile gururum bir kadın olarak kırıldı. Bir kadın nasıl bunu midesi kaldırabilir. Değerli görse, ailesine layık görse, o adamın yanında sen olurdun. Seni bu kadar aşağılamışken nasıl kanarsın, nasıl hemcinsine zarar verirsin. Bunun adı aşk, sevgi olamaz, kimse kusura bakmasın. Aldatılan kadından çok aldanan kadın olma durumu mu bu, yoksa bile bile lades mi…


Bir düşünsenize, bir kadına zarar veren hep bir diğer kadındır. Hamile kalırsınız, lohusa olursunuz, nişanlanırsınız, evlenirsiniz ve hep diğer kadının söyledikleriyle, yaptıklarıyla yıkılırsınız, üzülürsünüz. 


Bu sohbet devam ederken bana soruluyor, sen ne yapardın?
Cevabım çok net. Tabi ki boşanırdım ve bir daha bana asla dokunamaz, yanımda gezemezdi. Aaa ama Tuğçe Hanım siz de çok katısınız. Adam yapmış bir hata, ikinci hatayı da kadın yapıp boşasa iki çocuk ortada kalacak. Hem büyük konuşmayın, başınıza gelmeden bilemezsiniz. Tekrar başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor. 


Büyük konuşmak değil bu, evet başıma gelebilir. İnsanoğlu beşer şaşar. Çocuklar neden ortada kalsın… Ben varım, yaptıysa bir hata babaları da var. Ben çocuklarını görmesin demiyorum, benimle bir daha olamaz diyorum.


Ben kendimi parçalasam da bakıyorum ki bir şeyler değişmeyecek, düşünceler sabit. İşte en kötüsü de bu. 


Başka ortamlarda da çok duyuyorum. Kadın fıstık gibi ama aldatılıyor ve bunu biliyor, bilmesi yetmiyor çünkü kendi aldatıldığı için ladesi kabul etmiş, başka arkadaşlarının da huzurunu kaçırmaya çalışıyor. Yine kadın kadına eziyet ediyor.

 

Farkındaysanız erkeklerle ilgili bir şey yazmadım. Erkektir yapar diye değil, günahsa herkese günah, sevapsa herkese sevap. Bizim dinimizde erkek her şeyi yapar, kadın da oturur kabullenir diye bir şey yok. Benim zoruma giden kadınlığını, gururunu ayaklar altına alan hem cinslerimin olması. 


KADIN İSTESİN, YAPAMAYACAĞI ŞEY YOK.

 

Tuğçe Azaklı

Yorum yaz