Doğurganlık testi yaptınız mı?
+ Sonra Oku

Doğurganlık testi yaptınız mı?

Doğurganlığınızla ilgili bir doktora gitmeniz gerektiğini gösteren 6 işaret...

Andrea Syrtash adındaki kadın, 14 yaşındayken ağır ve ağrılı adet sebebiyle hastaneye kaldırıldığında endometriyoz geçirmekteydi ve bunun ileride doğurganlığını etkileyebileceğinden habersizdi. Doktorları herhangi bir yönlendirme yapmayınca da, böyle düşünmesi zaten mümkün değildi.

 

Şimdilerde bir ilişki uzmanı olarak çalışan ve 6 yıl boyunca hamile kalmaya çalışan Syrtash, son zamanlarda bebek yapmaya çalışan çiftler için kurulmuş olan bir web sitesi keşfetti.

 

“Çocukken pek aklınıza gelmiyor böyle düşünceler.” diyor. Eğer bilseydi, mutlaka daha önceden bir uzmana gideceğini de ekliyor.

 

 

Syrtash’ın yaşadıkları ise, doğum uzmanlarının herkes tarafından bilinmesini istedikleri bir gerçeği ortaya koyuyor: Doğurganlığınızı düşünürken illa ki aktif bir şekilde bebek yapmaya çalışmak zorunda değilsiniz. Çoğu kadın ve erkek, doğurganlık problemleri olup olmadığını bebek yapmaya çalışma zamanı gelene kadar bilmiyor. Ama birçok durumda, ipuçları aslında bariz bir şekilde önlerinde duruyor. Yapabileceğiniz çok şey var ancak mesele bu konuyu erkenden düşünmekle başlıyor.

 

Uzmanlara göre, basit rahatsızlıklar ve bunların basit tedavileri zaman kazandırabilir ve bunlar için tek yapılması gereken biraz araştırma.

 

 

 

İşte size tam 6 adet sebep. Eğer bunlardan bazılarıyla karşı karşıya kalmışsanız, çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile, en azından yakın zamanda, bir uzmanla görüşmenizde fayda var.

 

  • Ailenizde kısırlık geçmişi var mı?

Çoğu kişi anne-babada çocuk yapma süresinde problem olmuşsa, kendisinde de olabileceğini düşünmez. Doğurganlığı etkileyebilecek bazı genetik faktörler ailede bulunabilir. Bunlardan bazıları erken menopoz, endometriyoz ve düşük sperm sayısıdır.

Erkeklerdeki kısırlık genetik olabilir, dededen oğula, oğuldan babaya geçebilir. Ayrıca kadınlarda da eğer ailede erken menopoz varsa, bu risk mutlaka kadın için de mevcuttur.

 

 

  • Kronik pelvik ağrılarınız var mı?

Acılı adet dönemi endometriyoz göstergesi olabilir, bu hastalık genetik olabilmektedir. Hastalık, rahimde doku dizilimlerinin dışarıda büyümesiyle ilgili bir hastalıktır. Tüplerde yaralanmalara sebep olur ve bu da spermlerin yumurtalara ulaşmasını zorlaştırır.

 

“Endometriyoz yumurtalar için zehir gibidir. Oldukça sağlıklı genç bir kadının yumurtalarını yaşlı bir kadının yumurtalarına dönüştürebilir.” diye açıklıyor sendromu Dr. Aimee Eyvazzadeh.

 

Endometriyoz oldukça yaygın bir rahatsızlık ve kısırlığın en önemli sebeplerinden biri olarak kabul ediliyor. Hormon terapisi, diyet ve ameliyat gibi bazı yöntemlerle iyileştirilmesi mümkün.

 

  • Amenore ve Polikistik Over Sendromu hastası mısınız?

Kronik pelvik ağrılar aynı zamanda polikistik over sendromunun bir göstergesi de olabilir. Bu hastalık ergenlik döneminde başlayıp uzun yıllar devam edebilen, kısırlığa kadar gidebilen hormonal bir rahatsızlık. Polikistik over hastalığının sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, dünyada 10 milyon kadar kadının bu hastalıktan muzdarip olduğu bilinmektedir.

 

  • Cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız var mı?

Klamidya ya da bel soğukluğu gibi cinsel yollarla bulaşan bir hastalığınız varsa bu doğurganlığınızı etkilemiş olabilir. Tedavi edilmeyen klamidyanın kadınlarda sonradan pelvik enfeksiyonu yaptığı biliniyor. Bu da fallop tüplerine, rahime ve onu çevreleyen dokulara zarar vererek sonrasında kısırlık oluşmasına neden oluyor.

 

  • Partnerinizde veya sizde obezite var mı?

Obezite hem kadınlarda hem erkeklerde kısırlığın bir sebebi olabilir. Obez kadınlarda doğurganlık aktiviteleri azalır. Ayrıca, hamile kaldıklarında da preklamsi, ölü doğum ve düşük gibi tehlikeleri hep vardır. Erkeklerde ise, obezlik ve kısırlık arasındaki ilişki endokrin anormalilerine göre ilişkilendirilir. Erkek obezitesi de hamilelik yüzdelerini, düşüğü ve sağlıklı doğumu etkileyebilir.

 

  • Partnerinizde veya sizde kilo azlığı var mı?

Olması gerekenden zayıf kadınlar da doğurganlık problemleri yaşayabilirler. Düşük kilo, yumurtlamayı durduran bir etmen olarak kabul edildiğinden dolayı doğurganlığı etki altında bırakabilir.

Ancak, her yaştan insanın edindiği böylesi bilgiler sayesinde insanlar gayet kolay bir şekilde doğurganlıklarını kontrol altında tutabilirler. Unutmamalıyız ki, üreme sağlığı da en az vücut sağlığımız kadar önemli, ona dikkat ederken kendimize iyi bakmış da oluyoruz.

 

 

 

Yorum yaz