Skolyoza dair her şey!
+ Sonra Oku

Skolyoza dair her şey!

Skolyoz nedir? Skolyozun tedavisi nasıldır? Omurga eğriliği hakkında bilmeniz gereken her şeyi konunun uzmanları anlattı.

Medicana Çamlıca Hastanesi Op. Dr. Nazmi Korkut Kasapbaşı skolyoz hastalığını, çeşitlerini ve tedavi yöntemlerini anlattı.

 

Skolyoz (omurga eğriliği) nedir?

İnsan omurgasına yandan bakıldığında tam düz değildir. Boyun ve bel bölgesinde hafif çukurluk (lordoz) ve sırt bölgesinde hafif kamburluk (kifoz) vardır. Arkadan bakıldığında ise tam düz olmalıdır. Skolyoz (Omurga eğriliği) omurganın, sağ ya da sol yana doğru eğrilmesi anlamına gelmektedir. Skolyoz aslında bir hastalık değil bir bulgudur. Nasıl ki farklı hastalıklara bağlı olarak ateş ya da ağrı gibi bulgular ortaya çıkabiliyorsa, çeşitli hastalıklar da skolyoza neden olabilir. Bu nedenle skolyoz, sağlıklı bir omurga yapısında oluşan biçimsel bir deformite olarak tanımlanabilir.

 

Skolyoz, birçok hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi, farklı yaşlarda ve omurga yapısının çeşitli bölgelerinde görülebilir. İki farklı kişide aynı sebeple ortaya çıkan skolyoz, aynı şekilde seyir göstermez. Skolyozun kişilere göre değişen kendine özgü tedavi yöntemi yöntemleri vardır.

 

Skolyozun görülme sıklığı

Skolyoz, toplumda yaklaşık yüzde 2 - 4 oranında görülür. Bunlardan çok büyük bir kısmı düşük dereceli eğriliklerdir. Kız çocuklarda erkek çocuklara göre yaklaşık 8-10 kat daha sık görülebilir. Omurgasında eğriliği olan kişilerin ancak yüzde 10’unda skolyoz, tedavi gerektirecek dereceye ilerler. Düzenli egzersiz yapma, sırt kaslarını güçlü tutma, kondisyonu artırma ve daha fit olma skolyoz takibinin ve tedavisinin hemen her basamağında yer alan vazgeçilmez öğelerdendir.

 

Skolyozun türleri nelerdir?

 

İdiopatik skolyoz (Nedeni bilinmeyen skolyoz)

En sık görülen skolyoz türü; sebebi tam olarak aydınlatılamayan ‘idiopatik’ skolyozdur. Omurgada yana doğru eğilme ‘S’ veya ‘C’ şekilli olabilir. Yana doğru eğilme dışında omurların kendi etraflarında dönmesi de en hafif formlar dahil olmak üzere tüm idiopatik skolyozlarda görülür. Omurlardaki bu dönme sırtta veya belde asimetrik çıkıntılar oluşmasına sebep olur.

 

Nöromusküler skolyoz

İkinci en sık görülen skolyoz tipi nöromuskuler skolyozdur. Nöromusküler skolyozun temel nedenleri arasında kas veya sinir hastalıkları yer alabilmektedir. Sinir hastalıkları beyin ve omurilikten kaynaklanabilir; kas hastalıkları ise çocukluk ve daha ileriki dönemlerde görülebilir. Nöromusküler skolyozda, idiyopatik skolyozun aksine solunum sıkıntısı ve duyu kusurlarına daha çok rastlanabilmektedir. Solunum problemleri, iletişim bozuklukları, duyu kusurları ve epileptik nöbetler gibi nedenlerden ötürü tedavi sürecinde skolyoz korsesi kullanılmayabilir. Skolyozun bu türünde cerrahi müdahale için daha küçük yaşlar tercih edilebilir. Füzyon tedavisi uygulanabilir.

 

Konjenital skolyoz

Üçüncü sıklıkla ise konjenital skolyoz görülür. Anne karnındaki çocuğun gelişimi sırasında ortaya çıkan omurga anomalilerine bağlı bir skolyoz türüdür. Konjenital skolyoz ilk yıllarda hızlı bir ilerleme gösterir. Bu sebeple erken dönemlerde ortaya çıkan konjenital skolyozun tedavi süreci küçük yaşlarda cerrahi müdahaleyi gerektirebilir.

 

Bunların dışında:

  • Nörofibromatozis
  • Çeşitli romatizmal hastalıklar
  • Osteogenezis imperfecta
  • Marfan sendromu
  • Ehler danlos gibi çeşitli bağ dokusu hastalıkları
  • Omurga kırıkları
  • Omurga enfeksiyonları
  • Morquio, gaucher hastalığı gibi çeşitli metabolik hastalıklar bazı genetik sendromikhastalıklar skolyoza neden olabilir.

 

Skolyozun tedavisi nasıl olur?

Skolyozun tedavi süreci skolyoza neden olan hastalığa ve kişide oluşan skolyoza göre değişkenlik gösterir. Yani bazı hastalar için tedavi süreci doğal akışında devam ederken; kimi hastalarda ise kişinin tedaviye verdiği cevap skolyozun türüne göre değişebilmektedir. Skolyoz çocukluk ve ergenlik döneminde büyüme ile ilerleme göstermektedir. Yani, omurganın eğriliği daha da artmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı skolyoz için tüm durumlara uygulanabilecek doğru ve tek bir tedavi seçeneği yoktur. Skolyozun tanı aldığı yaş, eğriliğin yeri ve derecesi, skolyozu oluşturan sebepler, muayene bulguları ve radyolojik tetkiklerden alınan veriler dikkatlice incelenerek, yani skolyoz için yapılacak tedavi ‘kişiselleştirilerek’ hastadan hastaya değişecek şekilde titizlikle uygulanmalıdır. Her bir tedavi seçeneği kendi içerisinde, hastaya göre değişiklik gösterse de skolyoz tanısı aldıktan sonra genel olarak üç alternatif yol mevcuttur. İlk seçenek izlemdir ve 20-25 dereceden küçük eğrilikler için uygundur ve belli aralıklar ile takip yapmaktan, sportif faaliyetleri ve genel vücut kondisyonunu artırmaktan ibarettir.

 

Skolyoz için fizik tedavi...

Skolyoza özel fizik tedavi egzersizleri faydalı olabilir. Ancak bu egzersizler için zamanlama önemlidir. Çok erken yaşta başlanan egzersizler, çocukta erken bıkkınlığa neden olabilir. Bunun sonucunda egzersizin asıl gerekli olabileceği ve hızlı büyümenin olduğu ileri yaşlarda çocuk egzersiz yapmak istemeyebilir.

 

Skolyoz için korse tedavisi...

İkinci seçenek korse tedavisidir. Eğriliği 20-40 derece arasında olan ve büyüme potansiyeli olan kişilerde etkili olan bir yöntemdir. ABD ve Kanada’da çok merkezli olarak yürütülen ve erken dönem sonuçları 2013’te yayınlanan bir çalışma, korse kullanan hastaların ameliyat olma oranlarının, kullanmayanlara göre daha düşük olduğunu açıkça göstermiştir. Yani korse kullananların ameliyat olma ihtimali düşmektedir. Bu erken sonuçla çalışma durdurulmuş ve bütün hastalara korse verilmesi kararlaştırılmıştır. Korsenin günde 20-23 saat takılı kalması etki gösterme açısından önemli bulunmuştur.

 

Skolyoz ameliyatı...

Diğer bir seçenek ise cerrahi tedavidir. Cerrahi genel olarak 40-45 derece üzerindeki eğriliklerde gündeme gelir. Akciğer gelişiminin tamamlandığı ergenler ve erişkinlerde düzeltme ve dondurma (sabitleme) ameliyatları uygulanır. Cerrahiye dahil edilen omurlarda hareket sınırlaması yapılacağı için mümkün olan en az seviye ameliyat edilerek en fazla düzelme sağlanabilmesi için ameliyat öncesi hazırlık ve planlama önemlidir.

 

 

Çocukluk çağı skolyozunu tespit etmenin 8 yolu

 

Medistate Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İlker Garipoğlu, çocukluk dönemi skolyozu hakkında bilgiler verdi, skolyozun belirtilerini anlattı.

 

Küçük yaşta ortaya çıkan skolyozun tedavi süreci nasıldır?

Çocuklarda skolyozun tedavi şeklini belirleyen kriterler, hastada var olan skolyoz eğriliğinin ve rotasyonun derecesine ve yerine bağlıdır. 20 derecenin altındaki eğriliklerde fizik tedavi ile egzersiz tedavisi ve ev programı ağırlıklı olarak tercih edilir. 20 derecenin üzerindeki açılarda rijit korse kullanımı yanı sıra fizik tedavi ile konservatif olarak tedavi önerilir. Açı 40 derecenin üzerinde ise amaç seri alçılama veya rijit korse kullanımı ile 40 derecenin altına indirmektir. 60 derece ve daha yüksek ilerleyici derecelerde ise cerrahi müdahale ve ardından fizik tedavi tercih edilmektedir.

 

Çocukluk döneminde ortaya çıkan skolyozda erken teşhisin önemi büyüktür. Erken teşhis edilen vakaların tedavisi çoğu zaman başarılı olur, aileler tarafından yapılabilecek küçük testlerle skolyozu tespit edilen çocukların en kısa sürede fizik tedavi kliniklerine başvurmaları gerekmektedir.

 

Skolyozu tespit etmenin 8 yolu

 

  • Ayakta duruş pozisyonunda sırt duvara yaslı iken omuzların yükseklikleri farklı mı?

 

  • Çocuk dizleri düz bir şekilde öne eğildiğinde sırt kısımları farklı yükseklikte mi?

 

  • Kürek kemiklerinden biri diğerinden belirgin mi?

 

  • Kalça kemiklerinde asimetri var mı?

 

  • Ayakta iken kollar yavaşça öne sarkıtıldığında, bir taraf diğer tarafla karşılaştırıldığında kol ve vücut arasında daha fazla mesafe mevcut mu?

 

  • Çocukta belirgin bir sırt kamburu mevcut mu?

 

  • Bel çukurları kıyaslandığı zaman doku kıvrımları asimetrik mi?

 

  • Çocuk otururken ya da ayakta iken bir tarafa doğru eğik mi duruyor?

 

 

Çocukluktaki omurga eğriliği büyümeye engel değil!

 

Prof. Dr. Murat Bezer, çocukluk çağında tespit edilen skolyozun ilerleyici bir hastalık olduğunu belirtti.

 

Prof. Dr. Murat Bezer'in konuya ilişkin verdiği bilgiler şöyle:

 

Skolyoz tedavisi, skolyoz tespit edilen kişinin yaşı, skolyozun derecesi ve şekline göre farklılıklar gösterir. Büyüme çağındaki çocuklarda tespit edilen skolyoz tedavisinde amacın, skolyozun derecesinin omurga büyümesi tamamlanana kadar artmasının önüne geçmek, hatta bazı durumlarda düzelme sağlamaktır. Eğriliğin olduğu tüm omurgaları kapsayacak şekilde omurgaya iç içe geçen 2 ayrı çubuk konulur. Ortalama 6 ay arayla, çubuklar ameliyathanede uzayan kısmı üzerinden açılarak uzatılır. Bu süreç omurga büyümesi sona erene kadar devam eder. Hastalar ortalama 6 ayda bir hastaneye gelerek yatırılır ve ameliyathanede çubuklar uzatılır. Omurga gelişimi tamamlayana kadar devam eden bu süreçte ortalama 15-20 uzatma ameliyatı yapılır.

 

Omurgaya yerleştirilen çubuklar, ameliyat olmaksızın uzatılıyor

 

Ameliyatla uzayabilen çubuklarla yapılan erken yaş skolyoz ameliyatlarının çok sayıda yapılması nedeniyle hem çocukların hem de ailelerin maddi ve manevi sıkıntı yaşıyor. Son birkaç yıldır bu ameliyatın zorluklarını ortadan kaldıran yeni bir tedavi uygulanıyor. Bu tedavide büyümesi tamamlanmamış fakat skolyozu olan çocuklarda ameliyatta manyetik yani ameliyatsız dışarıdan kullanılan aletle büyüyen çubuk kullanıyor. Bu çubuklar sayesinde daha önce 6 ayda bir ameliyatla yapılan uzatmalara gerek kalmaz, hastanın bu büyüme sürecince sadece bir defa ameliyat olur. Bu ameliyatsız uzayan çubuk tekniğinin uygulamasında önceki tekniklere göre çok fark bulunuyor.

 

Bu teknikte manyetik çubuk ameliyatlarında yaygın olarak kullanılanın aksine genellikle omurganın ense kökünden bel kıvrımının altına kadar çubukları yerleştirmemekteyiz. Skolyozun tipine göre de değişmekle birlikte, bu kadar uzun seviye ameliyat kapsamına alınmamakta, olabilecek en az seviyeye çubuk koymaktayız. Bu sayede omurga büyümesi tamamlandıktan sonra yapılacak nihai ameliyatta daha az seviye opere edilmekte, kişinin daha az omuru birbirine tutturulup kaynatılmakta, dolayısıyla kişiye daha hareketli ve normale yakın bir omurga sağlamaktayız. Ayrıca asıl büyüme çağında skolyozun artma hızını azaltmak için kullanılan bu çubukları biz öncelikli olarak omurgada düzeltme sağlamak için uygulamaktayız. Bu sayede skolyoz, omurganın büyüme çağına, eğiklik derecesi normale daha yakın bir şekilde girmekte ve belli periyotlarla yaptığımız uzatmalarla aynı zamanda omurgada düzelme sağlamaktayız. Bu şekilde de büyümenin ve boy uzamanın daha sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktayız.

 

Gerek eski teknikte gerekse yeni manyetik çubuklarla yapılan ameliyatta kullanılan çubuklar çocuğun büyümesi tamamlanana kadar tutulmakta, nihai ameliyat olan omurların birbirine tutturulup kaynatma ameliyatında bu geçici çubuklar çıkarılmaktadır.

 

Manyetik rod ile 6 ay yerine 3 ayda bir uzatma yapılıyor

 

Prof. Dr. Murat Bezer, ameliyata gerek kalmadan uzayabilen bu çubukların avantajlarını da şu şekilde sıraladı:

 

  • Manyetik çubuk uygulanan hastalar 3 aylık kontrollere çağrılmakta ve çekilen röntgen sonrasında skolyozun derecesi ve hastanın yaşına göre poliklinik şartlarında, muayene masasında uzatma yapılmaktadır.

 

  • Uzatma miktarı yapılan ölçümlerle ve çocuğun yaşına göre hassas bir şekilde bilgisayar ortamına girilerek tamamen elektronik bir aparatla yapılmaktadır.

 

  • Uzatma yapılırken hastalar ağrı hissetmemekte sadece biraz gıdıklanma tarzı bir his olmaktadır. Hatta bu his çoğu çocuk tarafından hoşlukla karşılanmaktadır.

 

  • Bu yöntemle hastalara 6 ay yerine 3 ayda bir uzatma yapılmakta dolayısıyla eski yönteme göre daha sık ve daha uygun uzatma yapılarak omurga büyümesine daha çok katkı sağlanmaktadır.

 

  • Hastalara ameliyat gerekmeden uzatma yapılması, çocuğun sürekli narkoz almasını engellemektedir.

 

  • Ameliyat bölgesi sürekli açılmadığı için yara problemlerinin önüne geçilmekte, bu sayede de enfeksiyonlar engellenmektedir.

 

  • Özellikle çocukların eski teknikle yapılan her bir uzatma ameliyatı öncesinde çektiği stres göz önünde bulundurulduğunda eskiden kullanılan yöntemle ailelerin ve çocukların bu uzun süreçte yaşadığı problemlerin hemen hiçbiri bu yeni teknikle yaşanmamaktadır.

 

  • Çubukların ameliyatta uygun seviyeye uygun açı verilerek yerleştirilmesi gerekiyor, aksi takdirde kişide duruş bozukluğu ortaya çıkabilir. Bunun da düzeltme ameliyatı gerektirebilir. Bu çubukların tecrübeli omurga cerrahları tarafından uygulanmasının bu tür istenmeyen sıkıntıların önüne geçilebilir.

 

Yorum yaz