Baba-oğul koşmak   
+ Sonra Oku

Baba-oğul koşmak  

Hayriye Mengüç, 'Koşan Adam' Kemal Özdemir ile baba ve çocuk olmak, koşmak ve başarmak üzerine konuştu.

Spor koçluğu, çocuklara antrenörlük yapıyor, kadınları maraton için çalıştırıyor, STK'ları destekliyor, markaların medya yüzü. Aynı zamanda baba. 'Koşan Adam' Kemal Özdemir ile baba ve çocuk olmak, koşmak ve başarmak üzerine konuştuk.

 

Anne-babalar, erken yaştaki çocukları için bir modeldir. Ama yıllar geçtikçe ebeveynler ile çocukları arasında sıkıntılar başlar. Tıpkı anne-kızlar gibi, babalar ve oğullar da çatışır, çocuk babasını kendine rakip görür, ama yine de babası onun en büyük rol modelidir. Milli atlet, spor koçu ve antrenör 'Koşan Adam' Kemal Özdemir için de bu durum böyle.

 

 Fotoğraf: Barış Gider

 

İki çocuğu da kendi gibi sportif çalışmalar içinde. Büyük oğlu pilates eğitmeni, küçük oğlu ise koşuyor. Henüz 14 yaşında ve tıpkı babası gibi bir atlet olma yolunda ilerliyor. Küçük yaşına rağmen, minicik zamanlarından bu yana yarışlara katılıyor. 7 yaşındayken 19 Mayıs Koşusu için Yunanistan İpsala'dan Ankara'ya koşmuş. Mert Özdemir, Çekmeköy Ortaokulu'ndan bu yıl mezun olmuş. "Babam gibi iyi bir koşucu olup, spor koçluğu yapmak istiyorum" diyor. Kemal Özdemir'in oğluyla ilgili tek hedefi ise "Cesur, atak ve Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı bir insan olarak yetişmesini görmek."

 

'Bazen anlaşamıyoruz'

2008'de Pekin Olimpiyatları'nda rekor kırarak başarılara imza atan Kemal Özdemir, oğlu Mert için "2020'de Tokyo'da koşabilir. Neden olmasın? O benim oğlum" diyor ve ekliyor:

 

"Babalar ve oğullar, her zaman anlaşamaz. Biz de oğlumla bazen anlaşamıyoruz. Sanırım ben çok yaşlı, oğlum hem çok genç ve yaşam karşısında yeni, üstelik teknoloji donanımlı bir hiper çocuk. Ama iş koşmaya gelince; eğer Mert sıkılmaz ise çok güzel yarışlar koşacak günleri olacak. Umarım bir gün koşacağı güzel günleri görürüm."

 

 

Fotoğraf: Serap Bildik 

 

'Büyük oğluma tam bir babalık yapamadım'

Kemal Bey, çocuklarla çalıştığı zaman  mutlu oluyor. "Beni en çok mutlu eden grup çocuklar. Kendi çocukluğum pek iyi geçmediğinden olabilir belki" diyor. Çocukluğunuz zor muydu, diyorum... Evet, diyor. 9 yaşında yaşadığı kaza sonucu bir kolunu kaybetmesini kast ederek, engelli olduğu için çocukluğunun zor geçtini söylüyor ve çok samimi konuşuyor:

 

"Bir de bu kadar çocukları sevmeme rağmen, sanki kendi çocuklarıma iyi bir baba olamadım, diye düşünüyorum. Koşu nedeniyle yoğun işlere girdim, evden çok ayrı kaldım. Büyük oğluma tam bir babalık yapamadığım söylenebilir. Çok erken ayrıldım ilk eşimden, ama ikinci oğluma biraz daha fazla babalık yapmaya çalışıyorum. Başarılı mıyım bilmiyorum. Pek başarılı bir baba olduğumu sanmıyorum hâlâ... Çocukları sevmeme rağmen, elimden geleni yapıyorum, ama olmuyor."

 

Kemal Hocam'ı, kendine haksızlık ettiği konusunda ikna etmeye çalışıyorum. Zaman zaman ben de benzer duygulara kapılıyorum, ama bence biz bu görevleri fazla idealize ediyoruz, diyorum... Bana bir parça katılıyor, ama çok da inanmıyor.

 

Aynı yardımlar yapıyor

Milli sporcu Kemal Özdemir'in çalışma hayatı, kendi yoğun sportif çalışmalarının yanı sıra çocuklar ve kadınlar üzerinde yoğunlaşıyor. Çocuklar için yardım çalışmaları yapıyor. Sosyal medyayı yoğun olarak kullanıyor. "2016 yılı gayet verimli geçti. 2017 Eylül ayına geldiğimde muhtemel gene bin öğrenciyi okutmak istiyorum" diyor. Kendisine ulaşan öğretmen ve okul müdürleri kanalıyla giyecek ve kitap-kırtasiye ihtiyacı olan sınıflara, okullara destek çıkıyor. "Bir okul aradı beni, bir sınıfın tamamının botu, çizmesi, paltosu yokmuş, iki arkadaşıma mesaj çektim, iyilik yapmak istiyorsanız, dedim, kargoya siz vereceksiniz, öğretmen fotoğraflarını paylaşacak. Ben de sizinle paylaşacağım. Peki dediler, çocuklar çok mutlu oldu. Koşan Adam'a teşekkür ettiler. Bunlar güzel  şeyler. Tabii ki güvendiğim arkadaşlarım olmasa, bunlar olmaz."

 

Mert, 7 yaşındayken 19 Mayıs Koşusu için Yunanistan İpsala'dan Ankara'ya koşmuş. 

 

STK'lara yardım için koşuyor

Başarıları ve azmiyle bir toplum lideri olan Kemal Bey; Türkiye Omirilik Felçlileri Derneği (TOFD), TEMA, Deniz Temiz Derneği (TURMEPA), Canavan hastası Sarp'ın Umudu Derneği gibi çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK) adına koşuyor, yüzüyor, bisiklete biniyor. Örneğin Canavan hastaları için "10 günde 10 maraton" koşmuş. "Direkt yardım için koşuyorum. Çevre ve çocuklar kurtulsun diye" diyor ve ekliyor:

 

"Aileler ve muhtarlar aracılığıyla ulaşabildiğim kadar çok çocuğa ulaşmak, o çocukların barınmasını, giyinmesini, yemesini, içmesini  sağlamak istiyorum. Hedefim bu. Ya da çocuk hastaysa, diyelim ki çocuğun 20 bin TL'ye ihtiyacı var. Ailesi ilaçları karşılayamıyorsa hemen bir kampanya başlatıp, direkt ilaç olarak yardımcı oluyorum. Para vermiyorum. Ben genelde nakti işlere girmiyorum, uzak duruyorum, çünkü paranın nereye gittiği hiç belli olmuyor."

 

2013 yılında Mert, babasını işaret edip "Bu benim babam. Koşan Adam" diyor. 

 

Şimdi Kemal Bey'in yeni bir projesi var. Afrika'daki susuzluğa dikkat çekmek için, Afrika kıtasını boydan boya koşarak geçmeyi planlıyor. "6 ay sürecek proje ile 5 bin km koşacağım" diyor. Projenin yavaş ilerlediğinden yakınıyor. "Zor olmayacak mı" diyorum, "Beni hayatta bir tek ben zorlarım" diyor. Detayları şöyle anlatıyor:

 

"Afrika'nın kent ve kasabalarında koşmayacağız. Biz, susuzluğun en çok olduğu köylerden geçerek o çocuklarla fotoğraf çektirerek, o çocukların köylerini, çamur içtiklerini göstererek açlık ve susuzlukla imtihan edilen, kıtlıktaki çocukların olduğu yerlerden geçerek, Afrika gerçeğini anlatacağız."

 

STK'lar için koşuyor 

 

'Çocuklara ne veriyorsak, onu alıyoruz'

Kemal Hoca, bütün bu gerçeklere dikkat çekmenin yolunun çocuklardan geçtiğine inanıyor. Türkiye'nin çeşitli illerindeki okullarda seminerler vererek çocuklara hitap ediyor. Afrika'dan döndükten sonra "bu kıtlığın neden olduğunu, Nil'in suyu koskoca Afrika'ya yeterken şimdi Mısır'a bile neden yetmediğini", iklim değişikliğini, çevre kirliliğini, GDO'yu ve kanseri çocuklara anlatmayı planlıyor. Okulların yanı sıra ayrıca Kemal Hoca, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurtdışından çeşitli STK'lar tarafından konuşmacı olarak davetler alıyor. Tek koluyla nasıl başardığını, 'Koşan Adam'ın engelleri nasıl aştığını anlatıyor. Bu arada kendisine ödüller de veriliyor. Örneğin, geçen ay; Sainte Pulcherie Fransız Lisesi öğrencilerinen 'çevre, kadın ve çocuk' kategorilerinde verdikleri "Barış Ağacı Ödülü'nü aldı.

 

Ama en güzel ödül, çocukların onun için çizdikleri... O resimleri görünce çok duygulanıyor  ve şunları anlatıyor:

 

"Çocukların yazdıklarını görünce, çocukların gerçekten çok masum ve gerçekten yaşamın aynı zamanda kıyısında olduğunu anlıyoruz. Aslında o çocuklara, büyükleri olarak ne veriyorsak, onu alıyorlar. Kötü dediğimiz insanların çoğunun ortak özelliği, hiçbiri doğuştan kötü değil. Çünkü bunların hiçbiri kötü olarak doğmuyor aslında, çevre faktörleri çok etkili. O çocuklara beni çizmişler mesela, kolumu çizmemiş, arkamda kocaman güneş doğarken çizmiş. Taç takmış. Resimleri, TURMEPA'ya hediye edeceğim, hazırladıkları kitaba ekleyecekler."

 

Kemal Özdemir, aynı zamanda markaların marka yüzü. Newbalance da bunlardan biri. 

 

Kadınları da koşturuyor

Kemal Hoca, gelecek vaad eden ve koşmaya meraklı çocuklara destek için, onlara gönüllü antrenörlük yapıyor. Başarılı çocukları, atletizm camiasına kazandırıyor. Yanı sıra kadınlara da spor koçluğu çalışmaları yürütüyor. Kadınlarla yaptığı çalışmalar bazen maratona, ultra maratona, triatlona hazırlanmak, bazen de sağlıklı zayıflamak veya menopoz döneminde rahatlamak amaçlı oluyor. Bu çalışmalar 2-3 sene sürüyormuş. "Böylece kadınlar bu özel dönemi çok rahat atlatıyorlar. Bu konuda uzmanım. Menapoza girecek kadının bu dönemi rahat bir şekilde geçirmesini sağlıyorum" diyor. Spor yapmak kadar, yapılan sporun da çok önemli olduğunun altını çiziyor ve kişisel davranışlara dikkat çekiyor:

 

"Kişi dominant ise çalışmak daha zor. Ama hayata daha sıcak, ılımlı bakan bir insan  ile hem eğlenceli hem de o geçiş daha kolay oluyor. Kısacası dominant kadınlar, menopozu kolay geçiremiyor."

 

Erkekler, kilo vermek için bir spor koçuyla çalışmaktan çok, ya böyle kalsın diyor ya da kendileri  çalışıyormuş. Kadınlar, özellikle çalışan kadınlar ise daha güzel ve sağlıklı olmak istiyor ve bunu da doğru yöntemlerle yapmak istiyormuş. "Bunu isteyen bütün kadınlar beni bir şekilde buluyor.

 

Çanakkale'de engelleri nasıl aşacaklarını anlattığı çocuklarla birlikte.

 

Bu arada kanserli bir-iki kadın da geldi. Ben de onlarla mücadele ettim. Onu anlaman gerekiyor,   ağrıları oluyor, bazen idman yapamıyorlar" diyor.

 

Beyaz yakalı, üst düzey bir kadın çalışan olan Müge Dastan, onlardan biriymiş. 1,5 yıldır birlikte çalıştığı Müge Hanım, Sapanca Ultra Maraton'da 30 km dağ yarışında şampiyon olmuş. Kemal Hoca anlatıyor:

 

"Müge kanseri yendi, tedavisinin bitmesine az kaldı, çok kilo verdi, iyi koşuyor, hayata yeniden döndü, kanser tedavisinden sonraki ilk ciddi yarışında İstanbul Vodafon Maratonu'nda 10 km koştu ve birinci oldu. Eğer Müge koşuyu çok seven biri olmasaydı, belki de tedavisi çok daha uzun sürecekti. Çok daha tehlikeli boyutlara ulaşacaktı, belki diğer göğsüne de sıçrayacaktı. Ama bunu, sporu sevmesiyle atlattı."

 

Çanakkaleli çocuklar, 'Koşan Adam'a içtenlikle mektup yazdı. 

Kitap yazıyor

Koçluk ve antrenörlük çalışmalarının yanı sıra kendi yarışları için de önemli bir mesai harcayan Kemal Hoca, bu yoğunluğunun yanı sıra çok kitap okuyor, "Okumaya ara verip yazmaya dönmem lazım" diyor. 3 yıldır kendi hayatını yazıyor. Ayrıca bir üniversite için 'Maraton' isimli bir kitap hazırlamış. Henüz basılmamış. Üçüncü olarak da yazdığı 250 şiirin 80'ini bir kitapta toplamayı planlıyor. "Her an çıkabilir" diyor. Merakla bekliyoruz.

 

Buraya kadar okuduklarınız, yaşamını kadın ve çocuklara vakfetmiş, sporu hayatının merkezine koymuş bir babanın anlattıkları. "Sporda yaptıklarım ile yaşamım arasında fark yoktur. Benim için önemli olan kazanmak değil, katılmaktır. Yaşamım boyunca zaferlere değil, mücadeleye inandım" diyor. Bu sözler aslında çoğu babanın yaşama bakışını özetliyor. Yaptığı iyilikleri, örnek azmi ve başarılarıyla pek çok çocuğun gönlünün babası.

 

Kemal Özdemir, geçen ay; Sainte Pulcherie Fransız Lisesi öğrencilerinen 'çevre, kadın ve çocuk' kategorilerinde verdikleri "Barış Ağacı Ödülü'nü aldı.

 

Babalar Günü'nüz kutlu olsun Kemal Hocam.

 

Hayriye Mengüç

 

Yorum yaz