Sofia Boutella: 'Bu mumya güldürecek'
+ Sonra Oku

Sofia Boutella: 'Bu mumya güldürecek'

Dansçı olarak tanınan ve kısa sürede beyazperdeye ısınan Fransız oyuncu Sofia Boutella, ‘Mumya’ filminde “Ahmanet” rolüyle karşımızda. Boutella filmin mizahi yönünün güçlü olduğunu, seyircinin eğleneceğini düşünüyor.

12 yıl önce yüzü olduğu markanın bir organizasyonu için İstanbul’a geldiğinde 23 yaşındaydı Sofia Boutella. Ona dair aklımda kalan oldukça çekingen olması, uzun boyu, güzel, derin bakan gözleri ve sakin konuşmasıydı. Madonna’nın dansçısı olarak ünlense de beyazperde de şans ondan yanaydı. Cezayir asıllı Fransız güzel şimdi de ‘Mumya’ filminde antik Mısır prensesi Ahmanet rolüyle karşımızda. Tom Cruise’un asker ve tarihi eser avcısı Nick Morton’u canlandırdığı filmde Boutella ise Antik Mısır’da haksızlığa uğramış, modern dünyaya güçlenerek dönen ve kargaşa yaratan bir prenses... Gerisini ondan dinleyelim… 

 

Danstan sonra beyazperdeye de iyice ısındınız. Filmdeki Mısır prensesi için teklif nasıl geldi?

 

Başlangıçta rolle ilgili çok fazla tereddüdüm vardı. Yaptıklarını neden yaptığının mantığını ve psikolojisini öğrenmek istedim. Ve karakteri o hale neyin getirdiğini anlamadan onun bir canavar olmasını istemediğimi söyledim. Asıl olan güçlü geçmişiydi. Mesela ‘The Dark Knight’ta Heath Ledger’ın canlandırdığı Joker’i izlediğinizde hikâye hakkında çok fazla şey söylemesi gerekmiyor. Ama hissediyorsunuz. Gözle görülenden daha derinde olan bir şeyler var. Ben de bunu göstermek istedim. 1932 yapımı orijinal ‘Mumya’yı izlediğinizde Boris Karloff çok sakindir, huzurlu bir tavrı vardır. Bir canavar yönü yoktur ve bu benim için etkileyiciydi. Alex, 1932 versiyonunun izinden gitmek, yapılan işe saygılı olmak istedi. Ahmanet rolüne beni iten bu oldu.

 

 

Rolü aldıktan sonra 1932 versiyonunu tekrar izlediniz mi?

 

Daha önce izlememem gerektiğini düşündüğüm başka projelerim oldu. Ama bu film için, küçükken filmin üzerimde bıraktığı etkiyi hatırladım ve tekrar izlemedim. Antik Mısır’la ilgili, ülkenin mitolojisiyle, krallarıyla, kraliçeleriyle ve kendilerini nasıl taşıdıklarıyla ilgili araştırma yaptım. Ahmanet’e firavun veya kraliçe unvanı verilmemiş olsa da o aldatılmış bir prenses. Ve zaten kraliçeyi temsil ediyor. Bu insanların hepsinde bulduğum ortak nokta gerektiğinden daha hızlı hareket etmiyor olmaları. Seslerini hiç yükseltmiyorlar ve görünenden çok daha derin bir yerden komut veriyorlar. Boris’in ne yaptığını ve bir erkek olarak nasıl yaptığını görmenin iyi olacağını düşündüm. Günümüz filmlerinde işe yarayan dengeyle Ahmanet’i bulmak istedim.

 

Bir dansçı olarak makyaja da alışıksınız ancak filmdeki makyajınız da inanılmaz ağır…

 

Renklendirme açısından ağır bir makyaj vardı. Sonunda protez kullandık. Görsel efektler ekibi yüzümde çalıştı ama makyaj koltuğunda renklendirmek uzun sürdü. Çok simgesel bir rol. Bulduğumuz görünümün güçlü ve etkileyici olması iyi bir şey. Ve her şeye değdi! n Rolün fiziksel zorluklarına nasıl hazırlandınız? Bütün yönleriyle çalışmak için vaktimiz vardı, çalıştık. Ahmanet hareket ettiğinde saldırıya uğradığı içindi. Aksiyon sahnelerinde ise muhteşem akrobasi ekibimizle birlikte prova yaptık. Çok fazla fiziksel hareketimin olmadığı diğer bölümler için özümü kendim bulmak zorundaydım. Tarihi birçok şahsı resimlerden ve yazılardan araştırdım. Ahmanet’in duruşu asil ve güçlü, bedeninin pozisyonuyla komut veriyor.

 

 

‘Tom'la çalışmayı sevdim’

 

Tom Cruise’la neler paylaştınız?

 

Çok hoş biri. Film yapımını çok seviyor. Çocuksu bir yanı var ve hevesi paha biçilmez. Bu tecrübeden mutlu ayrıldım. Ondan çok şey öğrendim. Muhteşem sohbetlerimiz ve alışverişlerimiz oldu. Onunla çalışmayı çok sevdim.

 

Final versiyonunda görmek için sabırsızlandığınız bir şey var mı?

 

Prodüksiyonun ölçeğini ve makyaj sürecinde yaptığımız tüm çalışmaları görmek için sabırsızlanıyorum.

 

 

Sizce izleyiciler bu filmde neler bulacak?

 

Umarım izleyiciler eğlenir ve iyi vakit geçirir; korkarlar ve hatta biraz gülerler. Orijinal filmde olmayan bu filme dahil olan şey mizah. Bence bu yeni formül harika.

 

Röportaj: Ekin Türkantos

 

Yorum yaz