Damla Çeliktaban Diğer Yazıları Yazar Kimdir

"Herkese aitim ve kimseye ait değilim"

Yüzüklerin efendisini seyrediyorum, sanırım 7.seyredişim, kitaplarını da birkaç tur okudum. Tolkien'in Orta Dünyası büyülü karakterlerine, hikayeyi ezbere bilsem de her seferinde hayran kalıyorum... Üçlemede beni en çok etkileyen yer ağaç çobanlarının (Ent'lerin) Saruman'a karşı ayaklanma kararı verdiği bölüm. Binyıllık ağaçlar toplanıp kötülüğün yakan, yıkan, yağmalayan ordusunu etkisiz hale getiriyorlar; barajları yıkarak suyu serbest bırakıyor, çorak toprağı tekrar canlandırıyorlar... Analoji açık ağaç ve su iyiliktir... Bir süredir ülkenin gündemine oturan konulardan birine bağlayacağım burada zeytin ağaçlarına. Tüm kutsal kitaplarda kutsallığın, bolluğun, sağlığın, bilgeliğin, aklın, arınmanın ve ölümsüzlüğün, simgesi olan zeytin ağacını ve yapılmak istenen değişiklikleri mercek altına almak istedim...

 

"Üretim Reform Paketi"nin yürürlükteki 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20'nci maddesinin değiştirilmesi önerisi toplumun çeşitli kesimlerinden ciddi tepkiler topladı. Yasa tasarısı 2002 yılından beri altı kez TBMM'nin gündemine geldi ve her seferinde reddedildi.  Mevcut kanunda "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, zeytinliklerin bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyasal atık oluşturulacak tesis yapılamaz ve işletilemez" deniyor. Bu, enerji, mermer ocağı, madencilik ve çimento gibi zehirli atık açığa çıkaran yatırımların zeytinlik alanlar çevresine yapılamaması demek. Değiştirilmeye çalışılan konulardan ilki bu. Bir diğeri ise zeytinlik tanımıyla ilgili; bir dekarda 15 ağaçtan az olan yerlerin zeytinlik sayılmaması ifadesi. Konuyla ilgili uzmanların görüşüne göre Türkiye'de mevcut 100 milyondan fazla ağaç dekar başına 10 ağaç şeklinde konumlandığı için bu tanım değişikliğinin büyük bir etkisi olabilir.

 

Hayata geçirilmek istenen "Üretim Reform Paketi"ne şu ifadenin eklenmesi öngörülüyordu: "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına izin verebilecek, bu yetkisini gerektiğinde valiliklere devredebilecek. Bu sahalarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile tarımsal işletmelerin yapımı, işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının iznine bağlı olacak". Gelen yoğun tepkiler sayesinde tasarı komisyona geri çekildi.

 

Zeytin nasıl bizi besliyorsa toprak da zeytini besliyor. Toprak temizse, besin değeri açısından zenginse, bakteriyel dengeleri düzgünse ağaçlar sağlıklı, meyveleri faydalı. Toprak zehirliyse, dengeleri bozulmuşsa ağaçlar sağlıksız, meyveleri toksik... Velhasıl zeytini korumak kendi sağlığımızı korumak da demek aynı zamanda... Ağaçların iyiliğini korumak da demek.

 

 

 

Zeytin ağacıyla ilgili bilgiler

Zeytin ağacı binlerce yıl yaşayabilir. Gövdesi son derece dayanıklıdır. Çürüyüp ölse bile dibinden sürgün vererek yeniden dirilir. Bu yüzden zeytin ağacı ölümsüzdür, hayat ağacıdır.

 

Eski Yunan ve Roma Uygarlıklarında zeytin ağacının altında doğmak kutsal bir aileden gelmiş olmanın işaretiydi. Zeus’un ikiz çocukları Apollon ve Artemis zeytinlikte doğmuştur. Efsaneye göre, bu uygarlıklar ölülerinin sayısı kadar zeytin ağacı dikerler.

 

Homeros, bir zeytin ağacı gölgesine oturur. Zeytin ağacı dile gelir ve Homeros'un kulağına şunları fısıldar:“Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.”

 

Rakamlarla zeytin

Zeytin ağacı ekimini izleyen 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir. Ağacın verimli hale gelmesi, 20 yılı bulur ve giderek de verimi artar. 35-150 yıl arası, ağacın olgunluk ve tam verim dönemindir. Sonra, daha yüzlerce yıl yaşar. 

 

2000 yılında Türkiye genelinde 90 milyon olan zeytin ağacı rakamı 2013 sonunda 170 milyona ulaşmıştır.

 

Zeytin ve zeytinyağı üretiminin toplam değeri 1.5 milyar doları buluyor.

 

2014-2015 hasat ve üretim yılında ise 165 bin ton zeytinyağı üretilmiş. Bu üretimin piyasa değeri 600 milyon dolar civarında.

 

Türkiye genelinde yaklaşık 500 bin ailenin geçim kaynağı olan zeytincilik, doğrudan ve dolaylı olarak 10 milyon kişinin geçimini sağladığı bir sektör.

 

 

Zeytin'in sağlığa faydaları

Zeytin yaprağındaki leuropeitt maddesinin, ağaçları hastalık ve zararlılardan koruyan etkin bir madde olduğu araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır.

 

Zeytin yaprağında bulunan kalsiyumelenolate zararlı olan virüs, bakteri ve mantarları yok etme özelliğine sahiptir.

 

Zeytinyağının, içerdiği E vitamininin insan hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunarak yaşlanmayı geciktirdiği, beyin fonksiyonları üzerindeki yıpratıcı etkisini azalttığı, cildi güzelleştirdiği ve haricen kullanıldığında saçlara parlak bir görünüm kazandırdığı, kanıtlanmıştır.

 

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) dünyada kalp krizi ve kalp hastalıklarına en az rastlanan bölgenin eski çağlardan beri zeytinyağı merkezi olan Girit Ada'sı olduğunu açıklamıştır.

 

Zeytinin mide asitliğini azalttığından gastrit ve ülsere karşı koruyucu özellikleri bulunduğu belirlenmiştir.

 

Zeytinin içeriğindeki E, A, D ve K vitaminlerinin çocuklarda kemik ve diş gelişimine yardımcı olur. Kalsiyum kaybını engelleyerek kemiklerin güçlenmesine katkı sağlar, yaşlılarda ise kemik erimesini azaltır.

 

Zeytin ve zeytinyağının sindirim bozuklukları, safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi taşında, bağırsak kanserinde ve sarılıkta faydalı olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

 

Yorum yaz