Olmayan estetik algımız üzerine

Muhteşem sözlüğümüz TDK'ya göre estetik kelimesinin anlamına bakalım önce.

 

 

Günümüzde vücudumuza dışarıdan gerçekleşen bir takım uygulamalar olarak kullanıyoruz biz bu kelimeyi gerçi. Parası olan olmayanın son model telefon kullanması gibi, yine ihtiyacı olan olmayan herkesin bir takım kalıplara girme çabası olarak karşımıza çıkıyor.

 

Yine tek derdi apartman aidatı olan emekli albay gibi 21 sularında uyuduğum için, sabah gördüm malum iftar davetinden kareleri. Herkes yapılacak tüm esprileri yapmış, bedavan güldüm hepsine.

 

Gülemediğim tek nokta ekran önündeki kadınların bu "estetik" algısı ile kendilerini düşürdükleri durum oldu.

 

 

Etkinlikten, amacından, bünyemde uyandırdığı hislerden bahsedemeyecek kadar üzüldüm ülkemizin en ünlü hanımlarının haline.

 

Bir tane bile arkadaşları yok mu "Kendine ne ettin böyle?" diyecek? Parayı bulan basıyor dolguyu, basıyor operasyonu.

 

Gerçekten kendilerini bu şekilde güzel hissetseler gam yemeyeceğim, kendi yüzü sonuçta çektirtsin istediği kadar, banane. Ülkemizin kronik sorunu olan, hep bir tatminsizlik, hep bir doyumsuzluk, hep bir fazlasını isteme dürtüsüyle bu hale getiriyorlar. Koltukaltı kulak memesine gelmiş, fakirin halinden anlamak için açmış ellerini dua ediyor, yersen...

 

Bize dayatılan güzellik kalıplarının aslında olmamız gereken olmadığı oldukça gündemde olan bir konu aslında. "Beden olumlama" var mesela. Bilboardlarda, ekranlarda gördüğümüz kemikleri sayılan modeller gibi olmadığımızı, olmak zorunda olmadığımızı anlatmak için bir yerlerimizi yırtıyoruz. Selülitimiz var, oturunca göbeğimiz kat kat da oluyor... Ama şarkılarıyla, filmleriyle büyüdüğümüz kadınların haline bak, kendilerine bile benzemiyorlar artık. Kimi kendine idol alacaksın?

 

Sen ben küpe taktığımız, dövme yaptırdığımız için cayır cayır yanacağız ama onlar ekran önünde oldukları için bu halleri normal! Ülkenin doktoru Hipokrata değil, paraya yemin etmiş gibi takılıyor.

 

Dünyadaki trendlerle, düşüncelerle zerre alakamız yok, kendi doğrularını yaşayan, dini, ahlakı kendi kalıplarına uydurup her türlü rezilliği mazur gören bir toplumuz ama ben bu iki yüzlülükten artık çooook sıkıldım.

 

Ekmek alacak parası yok, "Elalem ne der" diye muazzam bi görgüsüzlükte düğün yapıyor mesela. O etekler kabaracak, saç en ihtişamlı topuz olacak, yetmiyor bi de üzerine simler serpilecek. İçinin boşluğunu dışını şişirerek örtmeye yaratan korkunç bir milletiz kabul etmek lazım.

 

Ağzından ahlak, din, örf adet düşmeyen ünlünün metresiyle yaşayacağı evin manşet olması da bir başka örnek olabilir. Biz zaten sizi iplemiyoruz da, oynadığınız sahte hayatlara inanan binlerce koyun var. Gelip bize hayatı dar ediyorlar sonra.

 

Olmayan bir güzellik estetik algısını yaratmaya çalışmaktan çok daha mide bulandırıcı bu olmayan ahlakı dayatmaya çalışmak. Yiyorsan bir b.k, kabul et herkes rahatlasın. Kendin olamıyorsan başkası olmaya hiç çalışma herkes rahat etsin!

 

Yorum yaz

  • Misafir 2017-06-19 00:13:03

    Delirdim yazıyı okurken mutluluktan,efsane yazmışsın efsane!

  • Misafir 2017-06-15 14:21:35

    helal kız pelo dokturmussun yıne aslansın :)