Yolculuk

Atalarımın ataları İspanya'dan Osmanlı topraklarına göç etmişler. Biraz trajik ama uzun olan bu hikayeyi hemen bugüne bağlamak gerekirse; İspanya hükümeti göç ettiğini ispatlayan her bireye ve çocuklarına pasaport edinme hakkı verdi; yani vatandaşlık hakkı vermiş oldu.

 

Zamanlaması da tesadüfen iç ferahlatıcı geldi; Ocak ayında çocuklarla birlikte çift pasaportlu olmanın tadına vardık. Ne işe yarayacağını sorduklarında, dünyanın vize sistemini anlatarak vizeden yırttık dedim. Kısa günün karı diye düşünüyorum.

 

Ancak çocuklar benim sandığımdan çok daha derinlere gittiler. Tarihte İspanya Kraliçesi'nin ülkeden onca insanı atmasını, yüzyıllar sonra hayatta kalan nesillere bu günün nesillerinin böyle bir olanak tanımasını, bugünkü nesillerin bunu hoplaya zıplaya kabul etmesini ve bir tek vize için edindiğimiz bu pasaportu gereksiz buldular.

 

Ta ki refanduma kadar.

 

Referandumun sonuçlanması, ya da sonuçlanamaması; benimkilerde karışıklığa neden oldu. Adalet, kanun, kural kavramları ve temel güven unsurları - evde tam otoritemi sağlamışken - sarsıldı.

 

Zaten çocuk hakları, eşitlik, bir arada yaşama kurallarını tartışıp duruyorduk, bir de devletin bazı kurumlarındaki yönetim açıkları, benimkilerin aradığı kanun boşluğunu doldurdu.

 

Etraflarında dünyanın dört bir köşesine dağılan bir arkadaş grubu var; adalet olmadığını düşündükleri yerde durarak vakit kaybetmek istemeyen, çocuklarını temel hak ve şeffaflığın olduğu bir ortamda büyütmek isteyen yüzlerce aile görüyorlar. Merak ediyorlar, kaygılanıyorlar bazen de heycanlanıyorlar.

 

Onların duyguları karşısında korkunç bir baskı hissediyorum, sanki iç sesimle sınanıyormuşum gibi , fokur fokur bir kaynama duygusu... Kesinlikle 'ideal' bir ebeveyn gibi davranamıyorum; içimden tehlikeli bir karışım çıkıyor; hümanist, milliyetçi ve dirençli ; önce kendime direniyorum...

 

Gerekli yolculuk nesiller evvel yapılmış; hala yankıları sürüyor; oysa bu gün

olduğumuz yeri yeşertme, hayal ettiğimiz huzuru yayma zamanındayız. En çok da bir yerlere gitmemeye, mevcut olmamıza ihtiyaç var ancak önünü göremeyen bir gençlik, bunun kaygısıyla yetişiyor.

 

Biz romantiklerse baharı alıp yeni ayı katıp iki çiçek görüp hemen niyet ediyoruz; huzur niyetine gelsin Mayıs!

 

 

Yorum yaz